28 Mart 2014 Cuma

Dil'in Balını Kaymağını Yemek

Dil’in Balını Kaymağını Yemek



İngilizce için umutluyum diye başlayayım söze.Çünkü dilin balını kaymağını yeme safhasına geçmiş bulunuyorum.Bu sebeple de rabbime şükrediyoum. Ama bu safhaya gelene kadar az ter dökmedim.Her seferinde toslayan bir araba misali birşeyler tutturmaya çalışıyor sonra da çuvallıyordum.Şimdi en azından temel konularda problem yaşamıyorum.İşte dil  öğrenirken bu çok önemli bir adımdır.Matematiğin dört işlemi, dilde temel gramer kuralları ve günlük konuşma kalıplarına karşılık gelir. Bunlar halledildi mi artık bir dilin tadını çıkarma vakti gelmiş demektir. En sevdiğim kısım ,uğruna haftalar ,aylar harcadığım kısım işte bu kısımdır :) .Daha da açmak gerekirse, bir bebek düşünün ki yürümeye çabalıyor ve  uzun denemeler sonunda başarıyor da. Artık yürüyen bir bebek her yere gidebilir ama ulaşamaz ; boyu yetmez ,gücü yetmez . İşte temel safhayı geçmeyi de buna benzetebiliriz. İnsanlarla konuşabiliriz ama her konuda ve seviyede değil, bir kitap okuyabiliriz ama hepsini anlayamayız. Ama Amerikalılar der ki “at the end of the day” yani; günün sonunda konuşabileceğimiz insanlara ve okuyup anlayabileceğimiz kitaplara sahibizdir. Bu da bize şimdilik motivasyon olarak yeter :)

Şunu biliyoruz ki her dilde mantık vardır. Dilin mantığını oturtmak İstanbul’u fethetmek gibidir.Ki ben daha onu yapabilmiş değilim ama bu konuda çok kararlıyım. İngilizce’nin de mantıklı yanlarını görmeye çabalıyorum.Türkçe ile kıyaslıyorum. Bu kıyaslamalardan çok keyif alıyorum doğrusu :) İşte size bir çeşni;

Türkçe’de 

Şekerlik
Tuzluk 
Çaydanlık 
Kitaplık

-lık -lik eklerimiz var. Hepimizin bildiği gibi, eklendiği isme ‘mekan ya da özellik ‘ kazandırıyor.

İngilizce’de de böyle kelimeler var. Terimsel olarak bunlara suffix(son ek)  ya da prefix (ön ek ) deniyor. Örneklere bakalım;

Bakeware 
Flatware
Cookware
Diningware
Serveware
Glassware

‘ware’ sözcüğü İngilizce’de “mal,eşya” anlamına geliyor. Suffix(son ek) olarak ise ‘ilgili, bağlantılı, aynı gruba ait’ anlamını veriyor.Özellikle servis ve yemekle ilgili konularda kullanılıyor.Türkçe’ye ‘aletleri,araçları’ olarak çevrilebilir.

Tam da bu noktada ben ne yapıyorum,bu eki alakasız kelimelere ekleyerek dille eğleniyorum. İşte en sevdiğim kısmı da bu :)

Evet gündelik yaşama dönecek olursak birkaç kalıp var ki öğrenmeden geçemezsiniz;

I have nothing to do with this ( Benim bu konuyla hiçbir alakam yok.)



I don’t know what’s wrong with her/him (Bilmiyorum sorunu ne.)

I have trouble (Sorunum var.)

I ‘m stuck ( Mahsur kaldım.<sorunu çözememe anlamında da kullanılır.>)

It sucks (berbat)

How you doing?  ( aslında okunuşu şöyle; hav yu don :)  naber?

 Bir de telaffuz meselesi va tabi. Kelimeleri bilmek yetmiyor, nasıl okunduğunu bilmek gerekiyor. Doğru heceye vurgu yapmak hayati önem taşıyor. Bu da çok dinleyerek ve kulak vererek oluyor. Malum dilimizde İngilizce’den gelmiş epey kelime var. Kelimeler neredeyse aynı ama telaffuzları çok çok farklı. Nasıl olsa ortak kelime ben Türkçe’sini söyleyeyim anlar mantığına düşersek kısacası rezil oluyoruz :). Bazı örnek kelimeler verelim;


Literatür    Literature

Psikoloji    Psyghology

Amerika     America

Poliçe         Policy

Yukarıdaki kelimelerin okunuşlarını kıyaslayarak aradaki büyük farkı görebilirsiniz.


Diller,gömülü hazineler gibidirler. Keşfedilmeyi beklerler, en derinlerde en nadide kelimeler en güzel anlatımlar saklıdır. Ne kadar derine inmeyi başarabilirsek o kadar ustalaşırız. Tüm dil öğrenen arkadaşlara başarılar! Umarım en kısa zamanda çalışmalarınızın karşılığını alırsınız!


Pratik, pratik, pratik!

2 yorum:

  1. dil öğrenmek her zaman ilgimi çekmiştir.Keşke daha kolay bir yolu olsa da, her dilden konuşulabilse..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız Fatma Hanım. Kolay yöntemler icat etmek lazım,en kolayı da dili ülkesinde öğrenmek.

      Sil