Uzun zaman oldu sana içimi dökmeyeli, ben seni unuttum bana kapılarını açar mısın tekrar? Kuru kuru okumak istemem seni, bana gizli manalarını gösterir misin? Seninle doğmuştum, bütün anlar seninle anlama kavuşurdu bir zamanlar, sevincime üzüntüme şahit tutardım seni, arkadaşlığımı kabul eder misin seni unuttuktan sonra? Yıldızlarda seni görmek istiyorum semaya bakarken, Kalbim sıkışınca seni okumak ve yüklerimden kurtulmak, yolda yürürken sendeki yollardan geçmek, sendeki anlarda mücessem olmak,
Nasıl olsa hep bekliyordun evin bir köşesinde ve ben açıyordum sen aynı Kuran’dın ama ben aynı zat değil. Hakikatı haykıran bir kitap nasıl olur da unutulur. Oysa ki sen hep açıklardın, amansız sorulara suhuletle verdiğin cevaplar, zor saatlerde sayfaların arasında dolaşan gözleri ayetlerine mıhlaman ve sonra da keşfe çıkan kalplere şahitlik edip terkedilme tedirginliğini yaşayıp nazlı nazlı titreyişlerin.
Ama telaş etme Kur’an’ım terkedilmeye layık olan bizleriz. Tüm insanlık unutsa kıymetinden birşey kaybeder misin ki? Sen Allah kelamısın. Ama insan kıskanıyor Kur’an’ım. Sevgini başkasıyla paylaşmak istemiyor, tüm hazinelerini açmanı istiyor. Hezeyanlar içinde olan kalbe bir şifa sunmanı istiyor. Sen bizim dünyadaki cennetimiz oldun; bizi asıl cennete ulaştıracak olan... Manaların baki kalacaktır, zaman tükense de zamansız bir ebediyyetin vardır, çünkü sen Allah kelamısın.
Dünya varolduğundan beri görülen hakikatleri içinde barındıran bir hazinesin sen, yeryüzünün tüm hikayelerinin en değerlileri sende yazılıdır. Ayetlerinle bize öğretirsin ya tekrar etmeyi. Şimdi soruyorum sana : Beni dünyana tekrar alır mısın nazlı sevgili? Sende ustalaşmaktı tüm gayem. Satır satır, kelime kelime, harf harf seni yaşamak. Her harfinde bin alem var, sahi kime açarsın manalarını, kimden esirgersin ya da, lütfen benden esirgeme zira her açtığın kapıda bu kalbin şifası iksirler var.
Allah’ım Kur’an’ı kalbimize indir, O içimizde tekrar doğsun ve gözbebeğimiz olsun, bize yardan daha sevgili olsun.
Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular." Furkan 30
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder